4/5/2008 · Kategori: Hakikat Cicekleri

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)
Abilerim,ablalarım elbette daha güzel manalar yazarlar. Ben de sönük aklımla bir-iki şey yazmaya çalışayım.
Nasıl ki taklitçi kuşlar var.Papağan veya muhabbet kuşu gibi. Bunlar hayvan olduğu halde, ne dediğini bilmediği halde, takliden söylediği halde, devamlı bizim ismimizi tekrarlasa:”Hatice Abla, Hatice abla” dese.. Nasıl memnun oluruz, ne kadar hoşumuza gider, ne ihtiyacı varsa karşılar, “cik” dese “ne istiyorsun” diye yerimizden fırlarız.
Peki ya insan… Kainatın en kıymetli varlığı, Allahın muhatabı, Bütün kainatın hülasası olan insan “ALLAH! ALLAH!” dese.. Rabbi ZülCelal ne kadar memnun olur, mesrur olur, mukaddes memnuniyeti merhamet-i İlahiyeyi celb ve cezp eder.
Ahirzamanda günahsız çok azdır. Günahlarımız çok, ama Rabbimizin rahmet okyanusları ise sonsuz.Hem rahmeti gazabını geçmiş. Biz günahlarımıza pişmanlık gösterince, yaptıklarımıza üzülünce, bir daha yapmamak için gayret gösterdikçe… hele hele bir de zikir etsek, yani Kur’an okusak, Kuranın manevi tefsirlerini okusak,okutsak, Marifetullah,Muhabbetullah, tefekkür caddelerinde yürüsek, bu hakikatları başkalarına tanıttırsak, imanların kurtulmasına, kuvvetlenmesine çalışsak,namaz kılsak, kılınmasına vesile olsak…vs. İşte bunlar hep Merhamet-i İlahiyeyi celb ettiği gibi, günahlarımıza kefaret, verilen nimetlere şükür, sevabların artmasına vesile oluyor.
Hem zikrin tekrarı kul ile Rabbi arasındaki manevi kabloların kalınlığını ve kapasitesini arttırıyor. Kablo ne kadar kalınlaşsa o nisbette fazla güç ve elektrik taşıyacak.
Kur’an bir zikir kitabı, bir dua kitabı, bir davet kitabı olduğuna nazaran, surelerinde vukua gelen tekrar, belâgatça ayn-ı isabet ve ayn-ı hikmettir. Çünki zikir ve duadan maksad sevabdır ve merhamet-i İlahiyeyi celbetmektir. Malûmdur ki, bu gibi hususlarda fazlasıyla tekrar lâzımdır ki, o nisbette sevab kazanılsın ve merhamet celbedilsin. Hem de zikrin tekrarı kalbi tenvir eder. Duanın tekrarı bir takrirdir. Davet dahi, tekrarı nisbetinde tesiri, te’kidi vardır.
nurunalanur.org - muhibbinur
Kalıcı Bağlantı Yorum (0)
"Risale-i Nur'u anlamıyorlar. Yahut anlamak istemiyorlar. Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. BEN, BÜTÜN MÜSBET İLİMLERLE, ASRIN FEN VE FELSEFESİYLE MEŞGUL OLDUM. BU HUSUSTA EN DERİN MESELELERİ HALLETTİM. Hattâ bu hususta da bazı eserler telif eyledim. Fakat ben öyle mantık oyunları bilmiyorum. Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum. Yalnız Kur'ân'ın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki, İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur.
"Bana, 'SEN ŞUNA BUNA NİÇİN SATAŞTIN?' diyorlar. Farkında değilim. KARŞIMDA MÜTHİŞ BİR YANGIN VAR. ALEVLERİ GÖKLERE YÜKSELİYOR, İMANIM TUTUŞMUŞ YANIYOR. O YANGINI SÖNDÜRMEYE, İMANIMI KURTARMAYA KOŞUYORUM. YOLDA BİRİ BENİ KÖSTEKLEMEK İSTEMİŞ DE AYAĞIM ONA ÇARPMIŞ; NE EHEMMİYETİ VAR? O MÜTHİŞ YANGIN KARŞISINDA BU KÜÇÜK HADİSE BİR KIYMET İFADE EDER Mİ? DAR DÜŞÜNCELER, DAR GÖRÜŞLER!
"Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? BEN, CEMİYETİN İMANINI KURTARMAK YOLUNDA DÜNYAMI DA FEDA ETTİM AHİRETİMİ DE. SEKSEN KÜSUR SENELİK HAYATIMDA DÜNYA ZEVKİ NAMINA BİRŞEY BİLMİYORUM. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
SONRA, BEN CEMİYETİN İMAN SELÂMETİ YOLUNDA AHİRETİMİ DE FEDA ETTİM. GÖZÜMDE NE CENNET SEVDASI VAR, NE CEHENNEM KORKUSU. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. KUR’ANIMIZ YERYÜZÜNDE CEMAATSİZ KALIRSA, CENNETİ DE İSTEMEM; ORASI DA BANA ZİNDAN OLUR. MİLLETİMİZİN İMANINI SELÂMETTE GÖRÜRSEM, CEHENNEMİN ALEVLERİ İÇİNDE YANMAYA RAZIYIM. ÇÜNKÜ VÜCUDUM YANARKEN, GÖNLÜM GÜL-GÜLİSTAN OLUR."
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ
Kalıcı Bağlantı Yorum (0)
« Önceki :: Sonraki »