| |
Dost İstersen Allah Yeter..Evet O Dost ise Herşey Dostdur....
Hayatı kim vermiş, yapmış ise rızıkla o hayatı besleyen ve idame edende odur.
Ondan başka olamaz...
Delilmi istersin....
En zayıf ve apdal hayvan, en iyi beslenir.Meyve kurtları ve balıklar gibi...
Bediüzzaman..SÖZLER
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
Üzüntüler üzülmeye değmez… Hadi tevekkülle gül
Tarih: 11:56, 15/8/2009 Kategori: Makaleler
GURBET GÖMLEK gömlek… Yalnızlık katmer katmer… Avuç içleri açıkta, yürek yağmalanıyor… Gönül hüzünle örtülü…
Yalnızlık denizinde yüzmeyi bilmiyorsan, öğrenmekten başka çaren var mı? Yakın kim? Sevgili ne kadar sayar? Aşk ne işe yarar?
Kalp kaynamadan hikmet taamları nasıl pişer? Öyle acı ateşler vardır ki ancak kalp bilir tadını. Kim nasıl tarif edebilir onu? Kelimeler kaybolur, sözler sükût eder, sazlar kırılır acıdan…
Sen varsındır, bir de senle beraber kederin… Kelimesiz ve sessiz konuşursun kederinle… Kimse duymaz, kimse görmez seni… Gecenin koynunda iniltilerle inliyorsundur…
Kesret kanatır yaralarını… Kalabalıkların kabullenişi kandırıcıdır… Araftasındır… Kaçmak istersin de kaçamazsın Kaf dağlarının ardına…
Yollar kıvrılır durur önünde… Düğüm düğüm döner uzayıp giden günler… Bir ağaç ararsın gövdesine yaslanacağın, gölgesinde serinleyeceğin… Sıcak rüzgâr kumuyla vurur yüzüne…
Yüzün yere eğik yürürsün gündüz ve gecede… Gece ve gündüz eşittir şavksızlıkta… Gün ışığında kandil de olsa elinde bir işe yaramaz… Leylasızsındır Mecnun çöllerde…
Göğe bakarsın, bakışların Ay’sız yere düşer… Tesellisizdir yıldızlar… Siyahî bulutlar gezinir üstünde, sığınacak sıcak bir sevgi, saracak bir şefkat ararsın… Üşürsün…
Bülbüller çile çınlatır kulaklarına… Gözlerin görmez olur gül güzelliğini… Ellerin kanar çiçek dikenlerinden… Düşüncelerin darmadağın… Duyguların durgun ve donuk…
Hikmet açlığından yüreğine taş bağlayasın gelir, sökecek bir taş bulamazsın… Baka kalırsın yol üstünde… Yürümeye mecalin yoktur… Kalkıp koşmak istersin, kayarsın…
Her yeri karamsarlık karanlığı mı kaplamış? Hiç mi ışık yok? Yollar bitmiş, her şey tükenmiş mi? Kalp kimsesiz mi? Kapılar kapalı mı? Sevgi serap olmuş, şefkat kaçmış mı? Vefa ulaşılamaz mı olmuş? Dostluklar tüketilmiş, hoşgörü hiçliğe mi atılmış? Anlayışlara duvar mı örülmüş?
Ne arıyorsun, nerede arıyorsun? Karanlık olmadan ışık, hastalık olmadan şifa, dert olmadan deva, sıkıntı olmadan ferahlık bilinebilinir mi? Bilinirlik bilinmezlik örtüsünün altında… Zıtlar dünyasının izafiliğinde üzülüp sevinmiyor muyuz?
Görünmek isteyen Rahmet, dert, keder olmadan nasıl bilinecek ve görülecek? Keder kader değil, asıl keder kaderi kabullenememek… Rahmeti itimat onun celbine vesile, tenkit ise terkine…
Her şey geçicilik nehrinde akarak eriyor… Nehir ne kadar çağlasa da sükun denizi hepsini yutuyor… Ömür uzun değil, ölüm uzak değil… Uzun olan elemlere götüren emeller…
Yerin renkli çiçekleri kara topraktan, göğün aydınlık yıldızları karanlıktan çıkmıyor mu? Yıldız ve çiçeği buluşturan yakınlık, görmeyi “görmek”le mümkün… Karanlıkta hikmet ışıkları çakabiliyorsan gurbet gömleği vuslat elbisesine dönüşüyordur…
Yalnız olan yalnızlıktır… Kainat sevgi hamurunda şefkatle yoğrulmuşsa küreler ve kalp birbirinden uzak değildir…Sonsuzluk soluklarımız kadar yakındır…
Kabuğunu kırmayan çekirdek çürümeye mahkumdur… Kalp kabuğunu kırmadıkça, dert yalnızlığında yokluklara yuvarlanacaktır…
Kabuk acı ile çatlar, sonrasında şefkat gövdesi sevgi dalları üzerinde hikmet meyveleri görünür… Böylesi bir ağaç olmak için acıya sabır, kedere kabullenmek gerekiyor…
Bir acı çekirdek yüzlerce tatlı meyveye “meyve” veriyor… Toprak altında yalnız olan çekirdek, göğün göğsüne sevgi ve şefkat nişanesi olarak asılıyor…
Acıların açtığı kapıdan sabırla yürüyen, ömür ağacında sonsuzluk meyvelerini yetiştiriyordur… Üzüntüler üzülmeye değmez… Hadi tevekkülle gül, o da gülsün…
HÜSEYİN EREN
Berat Kandilimiz mübarek olsun..
Tarih: 12:25, 5/8/2009 Kategori: Dualar

Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Beraat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.
Selam ve Duâ ile…!
Birde bu gözle namaza bakın ...
Tarih: 07:35, 4/6/2009 Kategori: Namaz
Evet,farzedilse insan dinen ibadetle mükellef olmasa bile onda ki akıl,kalp ve vicdan ALLAH ,a itaati ve ibadeti emreder. zira bunları ancak ibadet tatmin eder hiç bir şeye ihtiyacı olmayan o ganiyy i mutlakın bizim ibadetimize ihtiyacı olmadığı gibi hiç bir şeye de ihtiyacı yoktur.
bilakis biz ibadette muhtacız. ister istemez varacağımız o mahşer meydanında o dehşetli hesap gününde cenabı hak insanlara dese: ey kullarım ben sizleri yok tan vaar ettim sizin nihayetsiz ihtiyaçlarınızı yerine getirmek için bütün o kainatta ki nimetleri size tevvecüh ettim yani o nimetlere sizi sevdirdim ,o nimetleri dahi size sevdirdim . vakti vaktinize ihtiyaçlarınızı yerine getirdim. ben dünyada rahmet ve in ayetimle sizinle idim o zaman siz kiminle beraberdiniz? hamd ve şükür bana layık iken siz beni unutup şükür ve ibadetlerinizi kime taktim ettiniz? dediğinde ne cevap vereceğiz.
o mukaddes huzurda ar ve utanma daha dehşetli olmayacakmıdır? keşke toprak olsa idik dedirten bu hal değilmidir ve ondan hasıl olan mahçubiyet değilmidir? evet insan ibadetsiz olamaz zira ibadet bu misafir olduğumuz dünyada aciz ve fakir kalbimize kut ve gıda ve elbette bir menzili olan kabrinde gıda ve ziya ve herhalde mahkemesi olan mahşerde şeref ve beraat ve ister istemez üstünden geçeceği sırat köprüsünde nur ve buraktır. islamiyet ibadetsiz düşünülemez bu hakikati şöyle bir misalle izah edelim:
bir müslüman köy düşününüz bu köyde ezan okunmasın hiç kimse ne vakit ne cuma ne bayram namazı kılmasın hiç bir fert oruç tutmasın zakat vermesin hacca gitmesin o köyde yaşayanlar kuran okumasın haram helal tanımasın o, nun nimet ve hisanlarına karşı hiç kimsenin hatırına hamd ve şükür etmek gelmesin ..
böyle bir köyün ahalisi kuran ın açtığı o büyük caddeyi a.s.m hayat tarzına başta sahabeyi kiram olarak bütün evliyaya bütün müçteddit ve müfessirlere ve muhaddislere ( hadis alimlerine) nihayetisz umum abidlere ve muttaki insanlara muhalif düşmezmi? evet islam sadece nazari ve vicdani değildir kuran da bir çok ayeti kerime ye bakıldığı vakit imandan sonra en büyük salih amel namaz olarak hemen oracıkta zikiredilmektedir o salih amelin imanın bir tezahürü olduğu hususunda ders verilmektedir.
işaretül icaz da şöyle denilmiş: İNSANIN O YÜKSEK RUHUNU İNBİSAT ETTİREN İBADETTİR.KABİLİYETLERİNİ ,YETENEKLERİNİ İNKİŞAF ETTİREN İBADETTİR. EMELLERİNİ TAHAKKUK ETTİREN İBADETTİR. FİKİRLERİNİ TEVSİ VE İNTİZAM ALTINA ALAN İBADETTİR.
zahiri ve batini hislerini ve duygularını kirleten tabiat paslarını izale eden ibadettir. insanın muhakkak olan olğunlaşmasına ve mükemmel bir sevyeye çıkaraN İBADETTİR. abd ile mabud arasına en yüksek ve latif ve munis olan nisbet , ancak ibadettir. evet insanın olğunluğu ve yükselmesi ve mükelleşmesi şu nisbet ve münasebettedir.
Sıkıntılardan çıkan tatlı sonuçlar...
Tarih: 07:33, 4/6/2009 Kategori: Nurdan Damlalar
Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim! Kat'î kanaatin gelmiş ki, zahirî musibetler altında ve neticesinde, inayet-i İlâhiyenin çok tatlı neticeleri var. "Belki sevmediğiniz şey, hakkınızda hayırlıdır" (Bakara Sûresi, 2:216.) çok kat'î bir hakikatı ders veriyor. O dersi daima hatıra getir. Hem, feleğin çarkını çeviren kanun-u İlâhî, senin hatırın için - o pek geniş kanun-u kaderî - değiştirilmez.
Emirdağ Lâikası
Musibet şerr-i mahz olmadığı için, bazan saadette felâket olduğu gibi, felâketten dahi saadet çıkar.
Ömrünü Baki Şeylere Sarfet ki Baki Kalasın
Tarih: 07:46, 27/5/2009 Kategori: Nurdan Damlalar
Mesnevi-i Nuriye den güzel bir bölüm iki paragraf ancak iyi mütalaa edildiğinde ömrümüzün nasıl baki bir ömüre dönüşeceğini anlamak çok da zor değil.
İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdut, ömrünün günleri madud ve herşeyin fanidir. Öyleyse, şu kısa, fani ömrünü fani şeylere sarf etme ki, fani olmasın. Baki şeylere sarf et ki, baki kalsın. Evet, yaşadığın ömürden dünyada göreceğin istifade ancak yüz sene olur. Bu yüz sene ömrünü yüz tane hurma çekirdeği farz edelim. Bu çekirdekler iska edilip muhafaza edilirse, ila-maşaallah semere verecek yüz tane ağaç olur. Aksi takdirde, ateşe atıp yakmaktan başka bir istifadeyi temin etmez. Kezalik, senin o yüz senelik ömrün de, şeriat suyuyla iska ve ahirete sarf edilirse, alem-i bekada ilelebed semerelerinden istifade edeceksin. Binaenaleyh, semeredar yüz tane hurma ağacını terk ve yüz tane çekirdeklerine kanaatla aldanırsa, o adam, hutameye (Cehenneme) hatab olmaya layıktır.
{ } { Sonraki Sayfa }
|
|